Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Geçen Bir Yılın Ardından: "Aslolan Yolculuğun Kendisi"

    Geçen bir yılın ardından yine bir iç dökümü için buradayım. Her yılın sonunda bunu yapıyor olmak tazelenmek gibi geliyor bana. İki buçuk yıldır gurbette ailemden uzakta görev için başka bir şehirde yaşıyorum. Farklı bir şehre gideceğim belli olduğunda şunları yazmıştım: "Hayatın bana ne getireceğini ve benden ne götüreceğini bilmediğim bir yoldayım. Tüm zorluklara, hüzünlere karşın içimde tarif edemediğim bir heyecan var. Bir kıpırtı. Ben bu yola kendim cesaret edip çıkamazdım belki ama kader bir noktada bir şeyler için vesile oldu. Kalbimin en derininde bir ses burada olmamın bir sebebi olduğunu ve bana çok şey katacağını söylüyor. Bazen zihnim ne kadar zorlansa da durumu algılamakta kalbim bundan emin. 2023 benim için yerinin ayrı olduğu bir yıl oluyor. Şöyle özetleyebilirim:  -Bu yıl kendimin en yıpranmış ama aynı zamanda en güçlü versiyonu ile tanıştım.✨ Ve aynı zamanda 2023 kendimi daha çok keşfedeceğim; insanları, hayatı daha çok fark edeceğim bir yolculuğu...

Hayat kısa ve her anı üzüntüye kurban edilmeyecek kadar değerli

Okuduğum kitapta ilgimi çeken bir alıntıyı paylaşacağım:  “Her kim en iyisi olduğuna hükmettiği şeyi yapmaktan asla geri kalmadığı için vicdanı tarafından ayıplanmayacak şekilde yaşarsa onu mutlu kılacak öyle güçlü bir tatmin elde eder ki tutkunun en şiddetli çabaları bile ruhunun dinginliğini bozmaya güç yetiremez.”  (Ruhun Tutkuları - Descartes) Aldığımız kararların ve attığımız adımların vicdanımızı rahatsız etmeyecek şekilde olması ve bir adım atarken onun en iyisi olduğuna inanarak yapmanın etkisine vurgu yapılmış. Aslında bu bilinçli ve farkında olan yani kendisini tanıyan birinin yapacağı şeydir. Hayat bizim, aldığımız kararlar bizim. Bunları yaparken dış etkenlerden ne kadar etkileniyoruz, sonuçlarını ne kadar düşünüyoruz? Ya da bir şey yaparken karşımızdaki insanı ne kadar görüyoruz? Bizim dışımızda da bir hayat var. Burada da eğer vicdanımıza uygun bir hayat yaşarsak aslında pişmanlık ve keşkelerin getirdiği üzüntüden de daha az etkileneceğimize vurgu yapılıyoruz d...

BİLGİSAYAR AĞLARI: VERİ PAKETİ GÖREVDE (5. SINIF EĞİTSEL ANİMASYON)

Sevgili 5. Sınıf öğrencileri. Bu animasyonun -Bilgi Ağında Yolculuk- konusu, günlük hayatımızı inanılmaz kolaylaştıran bir kahraman:  Bilgi Ağları ! Animasyonu izlemek için buraya tıklayınız.  Tıpkı şehirdeki yolların arabaları taşıması gibi, bilgi ağları da bilgisayarları, telefonları ve diğer akıllı cihazları birbirine bağlayan, bilgiyi ışık hızıyla taşıyan devasa bir sistemdir. Bu animasyonu izledikten sonra, bu ağların hayatımızda ne kadar önemli olduğunu ve  temelde hangi işleri  yaptığını çok iyi anlayacaksınız. Bilgi ağlarının üç ana görevi vardır ve hepsi de bizim için çok önemlidir: 1. İletişim Kurmak ve Paylaşmak  Bu, ağların en temel görevidir. Bilgi ağları, senin arkadaşına bir  mesaj göndermeni , annenle babanla görüntülü  konuşmanı  veya bir fotoğrafını internette  paylaşmanı  sağlar. Kısacası, bilgiyi bir cihazdan alıp, ağ üzerinden güvenli bir şekilde başka bir cihaza, yani hedefine ulaştırma işini yapar. Bu sayede, kilom...

Bilgisayar Ağları Dünyasına Eğlenceli Bir Yolculuk: 5. Sınıflar İçin Yeni Eğitim Yazılımı Yayında!

Resim
Sevgili öğrenciler ve değerli meslektaşlarım, Sizlere çok içten ve heyecanlı bir haberim var! Bir  Bilişim Öğretmeni  olarak, biliyorum ki bilgisayar ağları gibi soyut konular, özellikle 5. sınıf öğrencilerimiz için bazen biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. İşte tam da bu yüzden,  5. sınıf öğrencilerimize özel  ve MEB müfredatına (BT.5.3.1.1 kazanımı) tam uyumlu, yepyeni bir eğitim yazılımı hazırladım. Eğitime ulaşmak için buraya tıklayınız. Bu yaş grubundaki öğrencilerin öğrenirken eğlenmesi en büyük önceliğimdi. Bu yazılım: Sıkıcılığı Ortadan Kaldırıyor:  Bilgisayar ağlarını anlatırken sadece metin değil;  animasyonlar, sanal gerçeklik (VR) deneyimleri  ve bol bol  etkileşimli mini-oyunlar  ekledim. Öğrenmek artık bir keşif yolculuğu! Kısa ve Öz:  Dikkat sürelerinizi düşünerek içerikleri kısa, sade ve merak uyandırıcı halde sundum. Öğrendikçe sana hemen geri bildirim veriyor, böylece motivasyonun hiç düşmüyor. Keşfetmeye Davet Ediyor: ...

Siber Zorbalığa Dur De! Ortaokul Öğrencileri İçin Ücretsiz Dijital Vatandaşlık Kursu

     Sevgili okurlar, bir  Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmeni  olarak, dijital dünyanın sadece fırsatlarla değil, aynı zamanda tehlikelerle de dolu olduğunun farkındayız. Özellikle ortaokul çağındaki öğrenciler arasında siber zorbalığın giderek arttığını görmek, bizi harekete geçirdi. Bu önemli konuda farkındalık yaratmak ve öğrencilerimizi güçlendirmek amacıyla,  İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü öğrencileri  ile birlikte özel bir proje hazırladık:  Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Ücretsiz Siber Zorbalığı Önleme Kursu! Kurs Hakkında Ne Öğreneceksiniz? Bu kursun temel amacı, ortaokul öğrencilerinin siber zorbalığın ne olduğunu, zararlarını ve tehditlerini bilerek kendilerini koruma stratejilerini uygulamalarını sağlamaktır. Kursu tamamladığınızda; Siber zorbalığın tanımını, ayırt edici özelliklerini, gerçekleştiği dijital ortamları ve nedenlerini kapsamlıca öğreneceksiniz. Siber zorbalığa maruz...

Yaşamak, canlı hissetmek

     Seni neyin beklediğini bilmediğin yollara çıktığında oluşan endişenin yerini o yolda yaşanacakları deneyimledikten sonra gelen sakinlik ve artısıyla, eksisiyle kattığı onca şey karşısında duyulan şaşkınlık karşısında bazen “vay be” diyorum. Neler geldi geçiyor. Her duygunun önemli olduğunu düşünüyorum bu yüzden. Sanki bu şekilde canlı hissediyor insan. Bu ara “ canlı hissetmek ” kavramını da sık kullanıyorum. Çünkü inişli-çıkışlı olan bu hayatta karşına çıkan her şeyin (iyi veya kötü) sonunda onu aşmış olmak, heybeye koymak kısacası kendine bir şey daha katmak sanırım heyecanlı ve dinamik hissettiriyor. Hayatı romantikleşmekten hiç vazgeçmeyeceğim sanırım. Mutluluklar da, üzüntüler de, sevinçler de, endişeler de kendimize ait. Zaten bu yüzden çok kıymetli. Çünkü bizim. ❤️

Yabancılaş-ma!

     2024 yılının kelimesi " kalabalık yalnızlık " seçildi. Kalabalığın içinde yalnızlık. Yalın olmak.  Ben bu kavramı çok olumsuz yorumlamıyorum. Hatta içinde bulunduğumuz dönemde belki de bazen gereken bir şey bu. İnsanı tüketen, yoran samimiyetsizliğe karşı yalın olma hâli. Ama başka bir kelime var ki o da yaşanırsa o zaman neye tutunabilir insan? Ben bu yılın kelimesini "yabancılaşma" olarak seçmiştim. Kalabalıklar içinde yalnızlığın getirdiği bir sonuç bu. Bu kavram daha farklı. Kime yabancılaşıyor insan? Çevresine mi? Kendisine mi? İnsanın kendisine de yabancılaşmaya başladığını hissettiği bir an var. Kendine yabancılaşma. Bu zamana kadar biriktirdiğin her şeyin sarsılması, bir tür kaybolma. Seni sen yapan neyse onda kendini bulamamak. Hayatın hengamesinde bir tür savrulma. İzini takip ettiğin anlamın bulanıklaşması. İşte bu bir yıkım. Anlam yitince heyecan da kırılıyor. Allah'ın sinek kanadı kadar değer vermediği dünya için insanın duyduğu bu telaş... Oys...