Kendilik Yolculuğu
Her insanın bir yaratılış amacı ve kendine özgü bir fıtratı olduğuna inanıyorum. Bence asıl mesele, insanın kendi varoluş amacını anlayabilmesi ve bu amacı gerçekleştirme uğruna yaşayabilmesi. Yaşamak… Yoluna çıkan tüm zorluklara, mutluluklara ve hayal kırıklıklarına rağmen düştükten sonra yeniden kalkabilmek ve kendi yoluna sahip çıkabilmek.
Öyle bir sahip çıkış ki bu; başına gelen her şeyin seni kendilik yolunda başka bir yöne götürmek, sana bir şey öğretmek ve daha iyi bir “sen”e ulaştırmak için olduğuna yürekten inanmak. Hayat yolculuğunda insanın başına her şeyin gelebileceğini, bazı şeyleri gerçekten kontrol edemeyeceğimizi ve bunun aslında kötü bir şey olmadığını kabul etmek… Sadece o an için çok çok zorlanacağını bilmek. Ne zaman kıyas yapma ya da adaletsizlik duygusuna kapılsam, asıl o zaman kendime haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Çünkü olan her şey, senin yolunda ve senin için.
Kendilik yolculuğunu, düşünmeyi ve hissetmeyi çok seviyorum. Her ne kadar içinde yaşadığımız çağda kendimizi yabancı hissettiğimiz anlar olsa da herkesleşmektense; yaratılışındaki o nahifliği, merhameti ve sevme becerisini koruyabilmenin, Yaradan’ın nazarındaki anlamını gözden kaçırmamanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi fark ediyorum. Belki de bu da kendilik yolundaki yaşam mücadelesinin bir parçası.
Bazı şeyler; onurunu korumak, anlamlı bir yaşam sürmek ve Yaradan’a dönerken kalbinin huzurlu olması içindir.
Neyin anlamlı, neyin doğru olduğuna ise en sonunda kalp karar veriyor.

Yorumlar
Yorum Gönder