Kitapların içini öğrendikten sonra onlardan uzak kalınabilir mi?
Fahrenheit 451 bir bilimkurgu romanı. Konusu oldukça ilginç ve dikkat çekici.
Romanın kahramanlarından biri Guy Montag. Montag bir itfaiyeci. Fakat bildiğimiz anlamda bir iş yapmıyor. Romandaki itfaiyeciler yangın söndürmek yerine kitapları yakıyorlar.
“Hayatta üzen ne varsa onu yak!”
Bu itfaiyecilerin mantığı bu. Kimse üzülmesin, kimse düşünmesin... İnsanların düşünmesini istemiyorlar.
Bu zamana kadar Guy Montag da hiç düşünmemişti. Yaktığı kitapların içinde ne vardı?
Bir gün yolda karşılaştığı bir kızla yaptığı konuşmadan sonra merak etmeye başlıyor. O kızda farklı bir şeyler olduğunu fark ediyor. Ardından biriktirdiği kitapları okumaya çalışıyor. Unutmamak için ezberliyor. Sonrasında bunlar anlaşıldığında ise kaçması gerekiyor.
Böylece bilgiyi yakan bir insandan, bilgiyi kalıcı hâle getirmeye çalışan bir insana dönüşüyor.
Peki kitapların içindekileri öğrendikten sonra onlardan uzak kalabilir miydi?
Hiçbir şey yapmadan durabilir miydi?
Kitap keyifli, hızlı okunan ve akıcı bir kitap. Kitabın sonunda yazarın, kitabın ismi ve yazılış süreci hakkında verdiği bilgiler de yer alıyor. Bu bölüm kitabı daha anlamlı ve anlaşılır kılıyor.
Fahrenheit 451, farklı bir bakış açısı arayanların ve bilimkurgu severlerin ilgisini çekebilecek bir kitap.
Yorumlar
Yorum Gönder